İstatikçi diyor ki: - bikini, istatik gibidir, her şeyi ortaya koyuyor gibi görünür; gerekeni gizler.
Bağnaz diyor ki: - bikini, namus fukaralarının önlerine yaydıkları bir bez parçasıdır.
Yobaz: -bikini giymek günahı kebairdendir; kadının göbeği yalnız okuyup üflemek için açılır.
Nekes: -bikini kadını en ucuza soyan giysidir.
Ukala: -cömert erkeğin cüzdanı büyük, cömert kadının mayosu küçük olur.
Çıplaklar Derneği Başkanı: -bikini ahlaksızlıktır; çıplak denize girmek varken kimi yerlerini örterek erkeği tahrik etmeye çabalamaktır.
Çapkın: -bikini istekli kadının bedenine yapıştırdığı dilekçe puludur.
Filozof: -bikininin kapladığı yerler, utanç duygusunun kadın vücudundaki son sömürgesidir.
Asker: -bikini dikenli tel örgüler gibidir, araziyi korur, ama manzarayı örtmez.
Bir tutucu: -biz kırk yıllık haremimizi bile bu kılıkta bir gün olsun görmedik.
DGM: Aslolan, bölünmez bütünlüktür, bölünmez bütünlüğün parçalanmasını temsil eder. Sakıncalıdır.
TÜBITAK: alternatif enerji arayışlarında, güneş enerjisinden daha fazla yararlanmayı temsil eder. İyidir.
YARGITAY BAŞSAVCILIĞI: Ayrılıkçılıktır.
BAŞBAKANLIK: Halkımıza, başımızı kuma soktuğumuzu anımsattığından sakıncalıdır.
ÜNİVERSİTE GENÇLİK ÖRGÜTÜ: Bir başkaldırı unsurudur. Gereklidir.
TSK: Üstsüzlüğe giden bir yoldur. Ast üst hiyerarşisini bozacaktır.
CHP: Alt ve Üst halk tabakalarında eşit paylaşımı temsil eder.
BİLGE: Hiç bir şeyin üstü örtülmemelidir, Komple kaldırılmalıdır. Yaşasın özgürlük.
İnsanlığın ilk var olduğu dönemde adamın biri şeytani yakalamaya karar vermiş fakat bunun için 40 yıl boyunca Tanrı ya ibadet etmesi gerekiyormuş. Karısıyla,dostlarıyla ve bütün dünya ile ilişkisini kesmiş ve 40 boyunca Tanrıya ibadet etmiş.
40 yıl sonunda Tanrı ibadetinin karşılığı olarak ona şeytanı ağzı kapalı bir şişenin içinde sunmuş.
Adam da karısına o şişeye sahip çıkmasını dünyada neler olup bittiğini artık öğrenmek istediğini söyleyerek dışarı çıkmış.
Kadıncağız şeytanı merak ediyormuş. Merakına bir türlü engel olamayıp şişenin ağzını açıvermiş. Açmasıyla şeytan dışarı çıkmış ve gülmeye başlamış.
Merakına engel olamadın ve kocanın 40 yıllık emeğini boşa çıkardın.
Kadın da şeytan a ; Sen o şişenin içinde hiç değildin ki Şeytan ;
Nasıl olur? şişeden çıktım sende gördün
Kadın; O şişenin içinde hiç değildin.
Nasıl o şişenin içine girebilirsin ki
Şeytan; Gireyim de gör (der ve şişenin içine giriverir)
YANIT ; ADAMIN ŞEYTANI HAPSETMESİ 40 YILINI,KADININ İSE 5 DAKİKASINI ALMIŞ. ŞEYTANDA TANRIYA İSYAN ETMİŞ VEEEEEEEEEE. TANRIM MADEMKİ KADINLARI YARATACAKTIN O ZAMAN BENİ NEDEN YARATTIN!!!!!!!!!!!!!!!!
1. Omuzları ergonomiktir.
2. Ne kadar gereksiz detaylar içerirse içersin, anlattığımız her şeyi dinlerler. 3.İltifat edip güzel ve akıllı hissetmemizi sağlarlar.
4.Peşimizden koşturup özgüvenimizi arttırırlar.
5.Traş olduklarında yanakları yumuşacık olur.
6.Hesabı ödemek için istekli olurlar.
7.Büyüyünce bize bakma hayalleri kurarlar.
8.Çiçek alırlar.
9.Her zaman için teknolojiden bizden daha iyi anlarlar.
10.Bir araya geldiklerinde ilgimizi çekmeyen konulardan konuşup bizi sıksalar bile, teknik servis olarak işimize yararlar.
11.Eve geç kalma dertleri olmadığından, bizi uğurlamadan eve gitmezler. 12.Ailemizden gece izni alabilmemiz için dua ederler.
13.Ağladığimızda bizden fazla üzülürler.
14.Ağlayarak onlara her istediğinizi yaptırabilirsiniz. (üstelik bu gerçeği bilirler de)
15.Pek ağlamazlar ama ağladıklarında da çok şirin olurlar.
16.Sık sık en iyi arkadaşımız olurlar
17.Bizim için ulaşamadığmız raflardaki eşyaları alırlar.
18.Riskli işlere onlar girerler.
19.Bi durum olduğunda müdahale ederler.
20.Namus kurtarmacalık oynarlar, kendilerini Cüneyt Arkın zannederler. 21.Olmadık şeylere kıskanıp bizi kendilerine güldürürler.
22.Kapıları açar, hatta bazen sandalyelerimizi tutarlar.
23.Takım elbise ile acaip janti olurlar.
24.Opücüklerden sıkılmazlar.
25.Sadece yumuşak olmamız bile onlar için müthiştir.
26.Çocuk doğurma yeteneğine sahip olmamızı büyük bir hayret ve saygı ile karşılarlar. Onlar takdir edilmekten büyük zevk alan, güçlü görünüşlü küçük çoçuklardır. Yaptıklarını onaylıyor gibi görünüp istediğimizi yaptırır,sonra da acırız.Pek tatlı şeylerdir doğrusu.Bu güzellikleri hergün yaşamak yada bir daha asla yaşamamak için...
Bob Fenster in Salaklığın Tarihi kitabından örneklerArizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı...Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi...Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...
Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığındayüzlerce erkek satın aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğinisöyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerintıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
Chevrolet, yeni model arabası için Nova ismini buldu ama sonraarabayı Latin Amerika da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü Nova,İspanyolca da gitmez anlamına geliyordu.
1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet JulesNoel in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışıizlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasınıizlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
1840 da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çoksoğuk bir günde Washington da açık havada düzenlenen görevebaşlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığıuzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.
Meksika daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetinemezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.
1971 de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilimadamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangınhortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydanagelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerinisağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır veiçinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan öncepusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.
1985 de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarındakimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.
1975 de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programıizlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü.Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak,kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.
1983 de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu birkadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesinitutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar dinlenmek için yaşar.
Madde 2 : Çalışmak yorar.
Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.
Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibiyap.
Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.
Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.
Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.
Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.
Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş.
Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle.
+Ohooo,doktorun her dedigini yapmaya kalksak acliktan oluruz birader. Hadi yiyin,yiyin. Afiyet olsun!
+Abi,ben bu arabayla gozu kapali 180 yaparimbe!
+Baksana,notr olan tel bu muydu?
+Ulan,biz bugune kadar kac bomba imha ettik,biliyon mu?Cok konusma da kes su mavi teli
+Sayin seyirciler simdi gosterimin en nefes kesici numarasini yapacagim;Aslanin agzina basimi sokuyorum....
+Arkadas,ben denizde buyudum.Simdi sana 30 metre dipten kum cikariyimda gor.
+Teleferikten korkacak ne var hayatim=Sen hic gaazetelerde teleferik kazasi okudun mu?
+Burasi eskiden mayin tarlasiymis ama artik bi tane bile kalm...
+Korkacak bi sey yok yahu.Bu saatte tunelden tren gecmez.
+Su onundeki arabanin fren lambalri neden bu kadar sari ve parlak?
+Oglum bu mantarlar zehirli degil.Bak,ben nasil yiyorum...
+Amma keskin virajmis be.
+Canim!Ne sirin kopeksin sen!
+Vay beee!..Ne kadar da yuksekmis bu bina!insanlar...arabalar... buradan karinca gibi gozukuyo.
+Aklinca beni kandiracan diil mi?Elindeki tabancanin oyuncak oldugunu bilmiyor muyum sanki?
+Bu virajin ulkemiz icin hayirli,ugurlu olmasini diliyor,hafriyat calismalarini baslatacak ilk dinamiti patlatmak uzere dugmeye basiyorum...
MUSTAFA TOPALOĞLU: Uzaya çıkmamış tek uzaylı olma rekoru...
B. ECEVİT: En seri başbakan olma rekoru...
HÜSAMETTİN ÖZKAN : En iyi yardımcı oyuncu rekoru..
S. DEMİREL : 40 yıl ülkeyi yönetip hiçbir terslikten sorumlu olmadığınısöyleyip umut olma rekoru...
T. ÇİLLER: Bir cümle içinde en çok pot kırma rekoru...
HÜLYA AVŞAR: Bir koltuğa bir bostan sığdırma rekoru...
M. BÜYÜKERMAN : Konusu her ne olursa olsun her soruya mankenlerden bahsederek yanıt verme rekoru...
ERKAN MUMCU: En hızlı çıkış , fırça yeme ve en hızlı özür dileme rekoru...
05 EDİ : Herkesle kavga edip sevilmediği halde , fenerlilerin oylarıyla yarışma kazanma rekoru...
VJ LER: 10 dakikada 20 kere evet ile başlayan cümle kurabilme rekoru...
VATANDAŞ: Batan bankaları vergileriyle kurtarma rekoru...
HINCAL ULUÇ : Maydanoza en çok benzeme rekoru...
FATİH TERİM : İtalyada bir yıl içinde iki kere tahta geçip iki kere tahttan indirilen tek imparator olma ve sadece mimiklerini kullanarak bir maçı 90 dk. anlatabilme rekoru...
MEDYA : Her dalda "en" olma rekorunu medya kırdı...
ORHAN PAMUK : En çok sattığı halde en az okunma rekoru...
BÜLENT KORKMAZ VE HASAN ŞAŞ : Futbol oynamak yerine yeşil sahada hakemle konuşma rekoru....
MUSTAFA DENİZLİ : Hiçbir maça aynı kadroyla çıkmama rekoru...
RAPAİÇ : En uzun adale sakatlığı geçirme rekoru...
REHA MUHTAR : Yetişkin ve sağlıklı bir sığırı 4 soruda yere yıkma rekoru..
BANU ALKAN : Şarkı söyleyerek bir göl dolusu kurbağayı kaçırma rekoru...
budur yaa!!
30 ağustos hariç tüm tatiller hafta içi :))))
Tatil Günlerinin İsmi Süre Ay Gün
YILBAŞI 1. GÜN 1 OCAK SALI
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 1 GÜN 23 NİSAN ÇARŞAMBA
ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI 1 GÜN 19 MAYIS PAZARTESİ
ZAFER BAYRAMI 1 GÜN 30 AĞUSTOS CUMARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI AREFESi 1/2 GÜN 29 EYLÜL PAZARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI 1. GÜN 30 EYLÜL SALI
RAMAZAN BAYRAMI 2. GÜN 1 EKİM ÇARŞAMBA
RAMAZAN BAYRAMI 3. GÜN 2 EKİM PERŞEMBE
CUMHURİYET BAYRAMI 1,5 GÜN 28 EKİM 29 EKİM SALI ÇARŞAMBA
KURBAN BAYRAMI AREFESi 1/2 GÜN 7 ARALIK PAZAR
KURBAN BAYRAMI 1. GÜN 8 ARALIK PAZARTESİ
KURBAN BAYRAMI 2. GÜN 9 ARALIK SALI
KURBAN BAYRAMI 3. GÜN 10 ARALIK ÇARŞAMBA
KURBAN BAYRAMI 4. GÜN 11 ARALIK PERŞEMBE
SEVGİLİ SPOR YAZARIMIZ ERGÜN ATA ÇOK GÜZEL BİR YORUM YAPMIŞ FANATİK GAZETESİNE. YAZDIKLARINI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM...
19.08.2007
Ayman’ı izledik dikkatle. Önce dini ve milliyeti farklı oyuncu kendisine faul yaptı. Ardından, dini aynı, milliyeti farklı oyuncu da çelmeledi, penaltı oldu. Olay uluslararası boyut kazanmadı. Annesi Mısır’dan telefon açmadı! “Evladım dön!” demedi. Başkanı, bunun dinler, milliyetler savaşı olduğunu açıklamadı! Mısır Büyükelçiliği arayıp, bilgi almadı!
Bir futbol maçıydı bu, oynandı bitti.
Orduspor Eskişehirspor, 2. Lig B Kategorisi’nde Ordu’da karşılaştı. Eli bıçaklı bir kişi -ki o kişi, son seçimlerde bağımsız milletvekili adayı oldu- devre arası sahaya girdi. Eskişehirspor, “can güvenliği yok” dedi, maç yarıda kaldı. Orduspor evinde 2-0 yenikti. Maç tekrar edildi, Orduspor 4-0 kazanıp, bir üst lige çıktı. Yeni bu olay, daha 2 sezon önce oldu.
Örneği şunun için verdik: Yönetmelik ve kurallara göre Trabzonspor’un cezası belli, neyse verilmeli. Ama Türkiye’de cezalar, yönetmelik ve kurallara göre verilmiyor bizce. Eğer öyle olsa, saha ortasında suçlunun cezasını bizzat infaz eden Mehmet ve Musa, bu kadar ucuz kurtulabilir miydi? Yani hatalı hakemi, MHK’nın değil de, kulübün, futbolcunun cezalandırması gibi. Bu ülkede kritik konularda “eyyam” kararları geçerlidir. Trabzonspor ceza alacak, almalı ama bu direkt yönetmelik ve kural gereği olmayacak.
Trabzonspor’u “Klima” çarpabilir!
Anımsayınız; asıl işinden başka her şeye bulaşırken, başkanı olduğu şehri “kerbelaya” çeviren zatın, genel başkanına rövanş aldırmak amacıyla, Mali Genel Kurula siyasi tehditle seçim maddesi koydurma hevesi vardı, kursağında kalmıştı. Bu genel kurula Trabzonspor Başkanı, kurumunun, bugünlerde gözden geçireceğini söylediği açık desteği ortadayken katılmamıştı, kimilerine göre katılamamıştı çünkü iki arada bir derede kalmıştı, “klima çarptı, hasta” denmişti.
Şimdi de bu nedenle Trabzonspor’u klima çarpabilir.
Yönetmelik ve kuralları geçiniz. Kongrelerde duruş ve tavırlar çok önemlidir. “Patagonya” burası ya!





